Suriye'de Alevilere Yönelik İhlaller Artıyor

Association for Human Rights in Syria (AHRS), 30 Eylül 2026 tarihli açıklamasında Suriye’nin özellikle Hama ve Humus bölgelerinde Alevilere yönelik zorla yerinden edilme, mülklere el koyma, yağma ve demografik yapıyı değiştirmeye dönük uygulamalar bulunduğunu ileri sürdü. Kuruluş Almanya’nın Neuss kentinden uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e müdahale çağrısı yaptı.

Suriye'de Alevilere Yönelik İhlaller Artıyor

 

AHRS’den Suriye’de Alevilere Yönelik İhlal İddaları “Acil Müdahale Edilmeli”

Association for Human Rights in Syria (AHRS), 30 Eylül 2026 tarihli açıklamasında Suriye’nin özellikle Hama ve Humus bölgelerinde Alevilere yönelik zorla yerinden edilme, mülklere el koyma, yağma ve demografik yapıyı değiştirmeye dönük uygulamalar bulunduğunu ileri sürdü. Kuruluş Almanya’nın Neuss kentinden uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e müdahale çağrısı yaptı.

AHRS, HTS ve kontrolündeki geçici yönetim döneminde sistematik mülksüzleştirme, tehcir ve demografik dönüşüm politikalarının sürdürüldüğünü savundu. Örgüt, Hama ve Humus bölgelerinden ulaştığını ve doğruladığını belirttiği verilerin, başta Aleviler olmak üzere dini azınlıkların mülklerine el konulduğunu ve bu mülklerin ekonomik olarak kullanıldığını gösterdiğini açıkladı.

“Mülkiyetler yağmalanıyor, geri dönüş engelleniyor” 

AHRS’nin yayımladığı açıklamada, HTŞ geçmişine sahip yeni yönetim mekanizmaları altında özellikle Alevilerin yaşadığı bölgelerde mülkiyet hakkı ihlallerinin yaşandığı öne sürüldü.

Kuruluş, Humus’un Caburin köyünde baskı, tehdit ve haraç uygulamalarının bulunduğunu, bazı evlerin hukuka aykırı biçimde kullanıldığını ve köylülerin mülklerine geri dönmelerinin engellendiğini iddia etti.

Açıklamada ayrıca Hama’nın kuzeydoğu kırsalındaki bazı Alevi köylerinde yaşayanların yerlerinden edildiği ve tarım arazileri üzerindeki tasarruf haklarının fiilen sınırlandırıldığı ileri sürüldü.

AHRS: “Demografik yapının değiştirilmesinden endişeliyiz”

AHRS, söz konusu uygulamaların münferit olaylar olmadığı görüşünü dile getirerek bunların demografik dönüşüme yol açabileceği uyarısında bulundu. Kuruluş, mülklerden elde edilen gelirlerin asıl sahiplerine ulaşmadığını ve yerinden edilen nüfusun geri dönüşünün zorlaştırıldığını savundu.

BM Kayıtlarında da Zorla Yerinden Edilme ve Yağma İddiaları Var

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları mekanizmalarının kayıtlarında, 6 Mart 2025’ten itibaren Lazkiye, Baniyas, Ceble, Tartus, Hama, Kardaha ve Humus dahil çeşitli bölgelerde dini azınlıklara, özellikle Alevilere yönelik ihlal iddiaları bulunuyor. BM kayıtlarında yargısız infaz, zorla kaybetme, azınlık topluluklarının zorla yerinden edilmesi ve evlerin yağmalanması ya da tahrip edilmesi gibi iddialar sıralanıyor.

Suriye’de mülkiyet hakkı ve zorla yerinden edilme sorununun yalnızca Alevilerle sınırlı olmadığı da insan hakları raporlarına yansıyor. Syrians for Truth and Justice'ın 2026 tarihli raporu, Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmalar sırasında zorla yerinden edilme ve mülklerin yağmalanmasına ilişkin vakalar belgeledi.

Üç Maddelik Uluslararası Çağrı

AHRS, uluslararası toplumdan üç temel adım talep ediyor: Şam’daki geçici yönetime yönelik ihlal iddialarının bağımsız biçimde araştırılması ve baskının artırılması; geri dönenlerin dini aidiyetlerine bakılmaksızın mülkiyet haklarının güvence altına alınarak mülklerin sahiplerine iadesi; Suriye’ye yönelik sınır dışı ve geri gönderme kararlarının güvenli ve gönüllü geri dönüş koşulları oluşuncaya kadar durdurulması.

AHRS ayrıca BM Suriye Araştırma Komisyonu’nun konuyu incelemesi ve Batılı hükümetlerin söz konusu iddialar karşısında harekete geçmesi çağrısında bulundu.

Suriye'de Alevilere Yönelik İhlaller Artıyor

 

 

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış