“Ölü Deniz” Sahnesinden Mahkeme Salonuna

Komedyen Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yaklaşık üç aydır süren tutukluluğunun ardından 28 Eylül Pazartesi günü ilk kez hâkim karşısına çıkacak. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada Göktaş üç ayrı suçlamayla yargılanıyor. Savcılık iddianamesinde 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

“Ölü Deniz” Sahnesinden Mahkeme Salonuna

“Ölü Deniz” Sahnesinden Mahkeme Salonuna: Deniz Göktaş 88 Gün Sonra Hâkim Karşısında

Komedyen Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yaklaşık üç aydır süren tutukluluğunun ardından 28 Eylül Pazartesi günü ilk kez hâkim karşısına çıkacak. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada Göktaş üç ayrı suçlamayla yargılanıyor. Savcılık iddianamesinde 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Bir Stand-Up Gösterisi Üç Ayrı Suçlamaya Konu Oldu

Deniz Göktaş hakkında, YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı gösterisindeki ifadeler gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Göktaş’a “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları yöneltildi. İddianame İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Göktaş, 2 Temmuz’da İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı ve 3 Temmuz’da tutuklandı. Ardından Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.

Tahliye Kararı Verildi, Cezaevinden Çıkamadan Yeniden Tutuklandı

Göktaş hakkında 28 Ağustos’ta tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden çıkışı gerçekleşmedi. Aynı gösterideki başka ifadeler nedeniyle bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandı. Daha sonra savcılığın önceki tahliye kararına yaptığı itiraz üzerine diğer suçlamalar bakımından da yeniden tutuklama kararı verildi.

Böylece bir komedi gösterisindeki farklı bölümler, Göktaş hakkında birden fazla adli sürecin ve tutuklama kararının gerekçesi haline geldi.

“88 Gün Sonra İlk Kez Kelepçeleneceğim”

Göktaş, ilk duruşmasından bir gün önce cezaevinden gönderdiği mesajda tutukluluğunu yine mizahla anlattı.

28 Eylül’de saat 10.00’da Çağlayan Adliyesi’nde duruşmasının bulunduğunu belirten Göktaş, “88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım” ifadelerini kullandı. Kelepçeyi özlemediğini söyleyen komedyen, araba kornasını özleyip özlemediğini ise yarın göreceğini belirtti.

Göktaş sağlık durumuna ilişkin mesajında da cezaevi koşullarını mizahi bir dille anlatarak iyi olduğunu bildirdi.

Gözler İlk Duruşmada

28 Eylül’de yapılacak ilk duruşmada Göktaş’ın iddianamedeki üç suçlamaya karşı savunmasını yapması bekleniyor. Mahkemenin savunmanın ardından 3 Temmuz’dan bu yana devam eden tutukluluk halini de değerlendirmesi öngörülüyor.

Dava yalnızca Göktaş hakkında verilecek karar açısından değil; mizahın, hicvin ve sahne sanatlarının ifade özgürlüğü sınırları içinde nasıl değerlendirileceği tartışması bakımından da yakından izleniyor.

Bir stand-up gösterisinde kullanılan sözlerin cezai soruşturmaya, birden fazla tutuklama kararına ve yıllarla ifade edilen hapis talebine konu olması, Türkiye’de sanat ve ifade özgürlüğünün hukuki sınırlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.

Deniz Göktaş, 88 günlük tutukluluğun ardından 28 Eylül Pazartesi günü saat 10.00’da Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde hâkim karşısına çıkacak.

 

Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,

Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.

88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?

İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.

Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.

“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.

Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.

24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.

Favorilerim: 

Eypio & Sibel Can – Kıyamam 

Mabel Matiz – Umrumdışı

Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.

Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”

(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)

Ekmek ve poğaça

Vaktimiz bolca

Cicibebe olmasa

Halimiz n’olcak

Menü ful carbo

Ne peynir ne yarım kadeh Doluca

Haluk, Cem, Özkan, ben

D Blok dört yapraklı yonca

  • Görüşmek üzere.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış