“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulunda görüşülmesinin ardından 467 oyla kabul edildi. Meclisin tatilde olmasına rağmen görüşülerek kabul edilen tasarıya açık destek verenler kadar, yasalaşan tasarının çeşitli nedenlerle toplumsal bütünleşmeye ve dayanışmaya yardımcı olmayacağına inananlar da var. DEM Parti, MHP, AKP, CHP ve Yeni Parti yönetimlerinin destek açıkladığı tasarıya, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, mecliste oy kullanacak üyelerinin kararlarında serbest olduğunu da açıklamıştı.
Nitekim Muğla’da seçilmiş 7 vekilden, AKP’li 2 vekil dışında kalan İyi Parti, Yeni Yol ve Yeni Partili 5 vekil tasarıya evet oyu vermedi: Muğla’dan seçilmiş ve evet oyu vermiş vekillerden ikisi de AKP’li: Kadem Mete ile Yakup Otgöz. İyi Parti’den seçilmiş Metin Ergun ile birlikte CHP’den seçilip Yeni Parti’ye geçen kurucu vekillerden Gizem Özcan, Cumhur Uzun ve Süreyya Öneş Derici’nin oyları hayır oldu. Yine CHP’den seçilip Yeni Yol’da muhalefet eden, Selçuk Özdağ da evet oyu vermedi, çekimser kaldı.
Tasarıya destek vermeyenlerin itiraz nedenleri arasında çerçeve yasa tasarısının hedeflendiği gibi barışçıl ve demokratik kazanımlar sağlamayacağını, tasarının halka açık olarak tartışılmadığını, mecliste düzenlenmediği-kapalı kapılar ardında görüşüldüğü, mevcut yönetimin giderek otoriterleştiği ve muhalefeti parçalamaya dönük stratejisinin bir parçası olduğunu, bu yasanın giderek otoriterleşen yönetime koltuk değneği olacağı, yürütmenin yargıya müdahalelerine gerekçe kazandırdığını, yasalaşan tasarıdaki affa ilişkin kimi düzenlemelerin anayasaya aykırılıkları, terörizmin finansmanını görmezden geldiği, sanıldığı gibi terörü önlemeyeceği, ceza sisteminde imtiyazlar-eşitsizlikler yarattığı, teröristlerin affedilmemesi gerektiğini söyleyenlere kadar çoğaltılacak değişik söylemlere sahip geniş bir itiraz cephesinin olduğu görülüyor. İtiraz edenler arasında barışı özleyenler de olmakla birlikte otoriter yönetimlerin demokratik açılımlar yapamayacağına dair sayısız örnekler de veriliyor
(bunlarla ilgili dayanışma datça'da yayınlanmış iki yazıya da bkz:
- https://www.dayanisma-datca.org/demokratik-cozumler-otoriter-rejimlerin-golgesinde-filizlenmiyor/
- https://www.dayanisma-datca.org/barisin-ardindan-yeni-bir-baslangic-olur-mu-yetmez-ama-evet-mi/ )
(ÇERÇEVE YASAYI Okumayanlar için) Dün 467 oyla kabul edilen yasal düzenleme şunları içeriyor:
İlk madde, amaç ve kapsam: Birinci madde, kanunun amacı ve kapsamını belirliyor. PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığının sona ermesi ve silahların teslim edilmesinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve MGK tarafından teyit edilmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkumiyetlerin infazının ertelenmesine ilişkin hükümler uygulanacak. Kapsama giren suçlar da bu maddede tanımlanıyor.
ikinci madde, tanımlar: İkinci maddede kanunda kullanılan temel kavramlar tanımlanıyor. “Örgüt” derken PKK/KCK terör örgütü ve bağlı bütün oluşumlarını, “Kurul” derken de yasanın 7. Maddesine atıf yapılıyor.
üçüncü madde, soruşturma ve kovuşturmalar her zaman ertelenebilir: Düzenlemenin en önemli hükümlerinden biri üçüncü maddede… MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının hemen ardından, kanun kapsamındaki bazı soruşturma ve kovuşturmalar ertelenebilecek.
Yasada ertelemeler şöyle açıklanıyor:…15 yıl ve altındaki suçlarda 5 yıl erteleme: Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle ertelenecek. 15 yıldan fazla suçlarda 10 yıl erteleme: Üst sınırı 15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek. Örgüt yani PKK-KCK faaliyetleri kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bu hükmün dışında tutuluyor. Erteleme döneminde zamanaşımı işlemeyecek: Dosyalar ve suçun ispatına yarayan deliller erteleme süresince muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında ise erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilecek ve bunlar Hazine'ye devredilecek. Erteleme kararına iki hafta içinde itiraz hakkı da var: Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararlarına karşı, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından verilen erteleme kararlarına karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilecek. Eski suçlarla ilgili yeni soruşturma için izin şartı var: MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olan ancak kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yürütülmesi Kurulun iznine bağlanıyor.
dördüncü madde, tutuklama ve adli kontrol kaldırılabilecek: Kanun kapsamında soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi söz konusu olan suçlar nedeniyle verilmiş tutuklama ve adli kontrol tedbirleri yeniden değerlendirilebilecek. Soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu aşamadaki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi, şartların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verebilecek. İstinaf veya temyiz incelemesinde bulunan dosyalar hakkında da bozma kararı verilerek dosyanın yeniden değerlendirilmesi de mümkün olacak. Kanunun gerekçesinde önemli bir ayrıntı var… Bu hükümlerin uygulanması için MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanması ve 6 aylık süre içinde yazılı başvuru yapılması gerekli. Beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişi lehine olan durumlarda dosyanın esastan incelenerek sonuçlandırılması öngörülüyor.
beşinci madde, yeni terör suçu işlenirse erteleme kaldırılacak: Erteleme kararları özel bir kayıt sistemine işlenecek. Bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkemenin talebi üzerine kullanılabilecek. Erteleme süresi içerisinde yeni bir terör suçu işlenirse: Erteleme kararı kaldırılabilir ve/veya soruşturma veya kovuşturmaya devam edilir ve/veya mahkumiyet halinde yeni cezanın infazı ertelenmez ve/veya mahkumiyetin hukuki sonuçları da olacak.
Buna karşılık erteleme süresi yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanırsa, soruşturma aşamasındaki dosyalarda kovuşturmaya yer olmadığına ve dava aşamasındaki dosyalarda ise davanın düşmesine karar verilebilecek.
altıncı madde, hapis cezalarının infazı ertelenebilecek: Çerçeve yasanın kamuoyunda en çok merak edilen düzenlemelerinden biri de kesinleşmiş mahkumiyetlerin infazına ilişkin. Şartların oluşması halinde:
15 yıl ve daha az ceza: toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanların cezalarının infazı 5 yıl süreyle ertelenebilecek. 15 yıldan fazla ceza: toplam 15 yıldan fazla hapis cezası alanlar ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanların infazı ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek. Bu kararları infaz hakimleri verecek. Kasten öldürme suçları infaz ertelemesi kapsamında değil! Örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar infaz ertelemesinden yararlanamayacak. Ayrıca örgüt faaliyeti kapsamında 1 Haziran 2005'ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar da kapsam dışında tutuluyor. Peki erteleme sürecinde yeniden bu kapsamda terör suçu işlenirse neler olacak: infazı ertelenen kişi erteleme süresi içerisinde yeni bir terör suçu işlerse, infaz hakimi erteleme kararını kaldıracak ve cezanın infazının devamına karar verecek. İlgili kişi erteleme süresini yeni bir terör suçu işlemeden tamamlarsa verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. İnfaz erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yapılacak. El koyma kararları uygulanmaya devam edecek: infazın ertelenmesi, daha önce verilen müsadere kararlarının uygulanmasına engel olmayacak. Ayrıca infaz erteleme süresince ceza zamanaşımı işlemeyecek.
yedinci madde, süreci Cumhurbaşkanı Yardımcısı Başkanlığındaki kurul izleyecek: Kanunun uygulanmasını takip etmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla oluşturulan kurulun başkanı Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacak. Kurulda Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı, MGK Genel Sekreteri de görev alacak. Kurul gerektiğinde alt komisyonlar kurabilecek. Bakanlık, kurum ve kuruluş temsilcileri ile gerekli gördüğü kişileri toplantılara davet edebilecek… Peki Kurulun görevleri neler olacak: süreci izleyecek, örgüt nezdindeki ilerlemesini takip edecek, alt komisyonlarda görevlendirme yapma yetkisi olacak, örgütün tamamen tasfiyesine ilişkin tüm gelişmeleri onlar değerlendirecek, gözlem raporlarını inceleyecek, gerekli görülmesi halinde adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunabilecek. Kurul ayrıca erteleme kararlarını dönemsel olarak değerlendirecek. Gerekli görülmesi halinde soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluklarının kaldırılmasını ilgili sulh ceza hakimliği veya mahkemeden talep edebilecek. Mahkumiyet nedeniyle ortaya çıkan hak yoksunluklarının kaldırılması ise infaz hakimliğinden talep edilebilecek.
Hak yoksunlukları konusunda ise, mahkumiyet nedeniyle hak yoksunluklarının kaldırılmasının talep edilebilmesi için; 5 yıllık erteleme kararlarında 2 yılın ve 10 yıllık erteleme kararlarında 3 yılın geçmiş olması gerekiyor. Son kararı ilgili yargı mercii verecek ve bu kararlara itiraz edilebilecek.
Meclis'te bir de İzleme Komisyonu kurulacak ve bu kurul, çalışmalara ilişkin TBMM'yi düzenli olarak bilgilendirecek. Ayrıca TBMM Başkanlığı tarafından kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir İzleme Komisyonu kurulacak. Komisyon süreci takip edecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Kurulun sekretarya hizmetleri ise Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yürütülecek.
sekizinci madde, silah, mühimmat ve malzemeler kayıt altına alınacak: Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdiği veya beyan ettiği silah ve mühimmat, araç ve gereçler, patlayıcı maddeler ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Kayıt altına alma işleminin usul ve esasları, güvenlik kurumlarının görüşleri alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.
dokuzuncu madde, başvuru için 6 aylık süreyle ne kastediliyor: Kanundan yararlanmak isteyenler için 6 aylık başvuru süresi bulunuyor. Bu süre, MGK kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra başlayacak. Kanundan yararlanmak isteyen kişiler 6 ay içinde, bulundukları yerdeki Cumhuriyet Savcılıklarına veya kurul tarafından görevlendirilecek kurumlara yazılı olarak başvurabilecek. Dolayısıyla 6 aylık sürenin başlangıcı kanunun TBMM'de kabul edildiği tarih değil, kanunda belirtilen MGK kararının Resmî Gazetede yayımlanması olacak.
onuncu madde, görevlilere ne tür hukuki güvenceler verilmesini düzenliyor: kanunun uygulanması kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarına verilen görevler ivedilikle yerine getirilecek.
Ayrıca kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin, bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağı hükme bağlanıyor.
Kanunun gerekçesinde bu düzenlemenin, başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere, kanunun amacının gerçekleştirilmesine yönelik çalışma yürüten görevlilere yasal güvence sağlamayı amaçladığı belirtiliyor.
onbirinci madde, yasanın yürürlüğünü düzenliyor: kanunun 11'inci maddesi yürürlük hükmünü içeriyor. Buna göre kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek.
onikinci madde ise yürütme ile ilgili: Kanun hükümlerini doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı yürütecek. Sorulan sorulardan biri de yasanın tek adam rejimini sağlamlaştırıp sağlamlaştırmadığıyla ilgili…
Terörsüz Türkiye çerçeve yasası bir af yasası mı:
Düzenleme kamuoyunda “af” tartışmalarına da konu olurken, kanunun metninde genel af şeklinde bir düzenleme bulunmadığı söylenmekle birlikte suçlular arasında bir imtiyaz silsilesi oluşturduğu da görülüyor… Kanun; belirli suçlar bakımından soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesini, belirli şartlar altında kesinleşmiş mahkumiyetlerin infazının ertelenmesini ve erteleme sürecinin sonunda ortaya çıkacak hukuki sonuçları düzenliyor. Düzenlemenin uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın fiili varlığının sona erdiğinin ve silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi, bu tespitin de MGK tarafından teyit edilerek Resmî Gazetede yayımlanması şartı bulunuyor.
Çerçeve yasa hakkında Barış Terkoğlu'dan (bkz: Barış Terkoğlu yazdı : Hayır için on neden | Cumhuriyet)
Çerçeve yasa hakkında Gökçer Tahincioğlu'ndan (bkz: Çerçeve yasa kapsamı için isimler ve sayılar belirlendi, şimdi akıllarda tek soru var: Güvenlik bürokrasisinin, MGK kararına da dayanak olacak ‘silah bırakma’ denetimi ne zaman bitecek?)
Çerçeve yasa hakkında Çiğdem Toker'den (Çerçeve yasa ve Anayasa’ya aykırılıklar)
Yorumlar (0)