Sözün Bittiği Yer Değil, Söz Söylemenin Tam Zamanı
“Para için değil onurumuz için” demek için alanlara çıkan bir emekli, eylem alanında yaşamına son verdi.
Dünkü emekli sendikalarının Ankara’da ki eyleminde yaşamına son veren emekli vatandaş “Para için değil onurumuz için” pankartını taşıyordu.
Böylesine ağır bir olayın ardından yaşananları yalnızca “kişisel bir trajedi” olarak görmek, yoksulluğun ve geçim sıkıntısının insan hayatı üzerindeki etkisini görmezden gelmek olur.
Bir insanın ekonomik koşulları, yaşadığı yoksulluk, çaresizlik ve geleceğe ilişkin umutsuzluğu ruhsal durumundan bütünüyle bağımsız düşünülebilir mi?
Yıllarca çalışan, üreten, vergi veren, çocuk büyüten, hayatın bütün yükünü omuzlayan insanlar neden emekliliklerinde insanca yaşayabilecekleri bir gelirden mahrum bırakılıyor?
Neden kira, gıda, elektrik, su ve sağlık giderlerini karşılamak emekliler için her geçen gün daha ağır bir mücadeleye dönüşüyor?
Ve neden milyonlarca insan ömrünün sonunda dinlenmesi gerekirken yeniden çalışmak, borçlanmak, çocuklarından destek istemek ya da en temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalıyor?
Bu nedenle yaşanan olayın ardından kolay açıklamalara sığınmamak gerekiyor. Bir kişinin ruhsal durumuna ilişkin doğrulanmamış değerlendirmeler yapmak yerine, onu kuşatan toplumsal ve ekonomik koşulları da konuşmak zorundayız.
Çünkü yoksulluk yalnızca cebimizdeki paranın azalması değildir.
Yoksulluk bazen sofradan bir öğünün eksilmesidir.
Bazen ödenemeyen kiradır.
Bazen alınamayan ilaçtır.
Bazen torununa harçlık verememenin mahcubiyetidir.
Bazen de yarının bugünden daha iyi olacağına ilişkin inancın giderek kaybolmasıdır.
Bu yüzden “sözün bittiği yer” demeyin.
Tam tersine…
Şimdi söz söylemenin tam zamanıdır.
Çünkü çaresizlik tesadüf değildir.
Yoksulluk kader değildir.
Öfke sebepsiz değildir.
İnsanları susturan yalnızca korku değildir; bazen geçim derdi de insanın sesini boğar.
Her gün biraz daha ağırlaşan hayat karşısında sessizliğe gömülürsek, işte asıl o zaman söz gerçekten biter.
Emeklilerin talebi çok açık:
Sadaka değil, insanca yaşayabilecekleri bir gelir.
Yardım değil, yıllarca verdikleri emeğin karşılığı.
Hayatta kalmak değil, insanca yaşamak.
O halde çıkarın artık dışarı, içinizde sakladığınız sesinizi.
Çünkü bugün susmak değil, konuşmak; yalnızlaşmak değil, dayanışmak zamanıdır.
“Geçinemiyoruz” diyenlerin sesini duymak ve duyurmak zamanıdır.
Yorumlar (0)