Özgür Sanat Demokratik Ülkenin Olmaza Olmaz Koşullıudur.
Avrupa’da yaşayan Kürt sanatçı Nuarin, 11 yıl aradan sonra Türkiye’ye adım attığı anda, Çukurova Havalimanı’nda gözaltına alındı. Dün ülkesine dönen sanatçının, kendi isteğiyle geldiği topraklarda apar topar alıkonulması, yalnızca bir bireysel mağduriyet değil; ifade özgürlüğünün, sanatın ve vatandaşlık hakkının nasıl birer tehdit unsuru haline getirildiğinin acı bir göstergesidir.
Dosyasında gizlilik kararı bulunduğu öğrenilen Nuarin’in gözaltı işleminin sürdüğü bilgisi, şeffaflıktan uzak, keyfi uygulamaların bir kez daha sahneye çıktığını düşündürüyor. Yıllarca sürgünde yaşayan, sanatıyla sesini duyuran bir insanın, vatanına dönerken havalimanında karşılanması gereken sıcaklık yerine kelepçe ve sorgu ile karşılaşması kabul edilemez. Bu, yalnızca Nuarin’e değil; benzer durumda olan binlerce sanatçıya, aydına ve yurttaş a yönelik örtük bir uyarıdır: “Burada güvende değilsiniz.”
Sanat, coğrafya tanımaz; sanatçı da sınır kapılarında suçlu muamelesi görmemelidir. Nuarin’in gönüllü dönüşü, bir barış ve aidiyet jestiydi. Buna verilen yanıt ise baskı ve gizlilik oldu. Gözaltı sürecinin bir an önce aydınlatılması, sanatçının özgürlüğüne kavuşması ve benzer uygulamaların son bulması, yalnızca Nuarin için değil, iktidarın demokratik adımlar atacağına dair güven vermek adına zorunludur.
Yorumlar (0)