PSAKD Hacıbaktaş’tan Seslendi Barış, Eşit Yurttaşlık ve Demokrasi İçin Ortak Mücadele
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 19-20 Eylül 2026 tarihlerinde Hacıbektaş’ta gerçekleştirdiği 17. Dönem 5. Danışma Kurulu’nun sonuç bildirgesi açıklandı. PSAKD, Alevilerin talebinin “ayrıcalık değil, eşit yurttaşlık” olduğunu vurgularken; laiklikten emek mücadelesine, demokratik haklardan Madımak için adalet talebine kadar geniş bir mücadele programı ortaya koydu.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), 19-20 Eylül 2026 tarihlerinde Hacıbektaş’ta gerçekleştirdiği 17. Dönem 5. Danışma Kurulu toplantısının ardından sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı.
Danışma Kurulu’nda Türkiye ve dünyadaki siyasal ve toplumsal gelişmelerin yanı sıra Alevilerin yaşadığı sorunlar, ekonomik kriz, emekçilerin ve gençlerin sorunları, sendikal haklar, eğitim politikaları, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskılar ile Madımak Katliamı sonrasında sürdürülen adalet mücadelesi değerlendirildi.

Ayrıcalık Değil Eşit Yurttaşlık
Bildirgenin temel başlıklarından birini Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri oluşturdu.
PSAKD, devletin inançları tanımlayan ve biçimlendiren bir konumda olamayacağını vurgulayarak, Alevilerin herhangi bir ayrıcalık değil, herkes için eşit yurttaşlık istediğini belirtti.
Bu kapsamda Diyanet İşleri Başkanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kaldırılması ve cemevlerinin ibadet mekânı olarak tanınması talepleri yinelendi.
Laik, Bilimsel ve Kamusal Eğitim Vurgusu
Danışma Kurulu’nun önemli gündemlerinden biri de eğitim oldu.
PSAKD, eğitim sisteminde laiklik ve bilimsellik ilkelerinin korunmasını, eğitimin kamusal bir hak olarak güvence altına alınmasını savundu. Eğitim alanındaki gelişmelerin yalnızca Alevilerin değil, toplumun bütün kesimlerinin geleceğini ilgilendiren temel mücadele alanlarından biri olduğu vurgulandı.

Ekonomik Kriz ve Emek Sömürüsü Gündemde
Sonuç bildirgesinde ekonomik krizin emekçiler, emekliler, gençler ve toplumun dar gelirli kesimleri üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi.
Emek sömürüsüne ve güvencesiz çalışmaya karşı sendikal örgütlenmenin önemine işaret edilirken, emekçilerin ekonomik ve sosyal haklarının korunması için dayanışmanın ve ortak mücadelenin geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
Madımak İçin Adalet Mücadelesi Sürecek
PSAKD, 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan katlima ilişkin adalet mücadelesinin önümüzdeki dönemde de temel mücadele başlıklarından biri olacağını açıkladı.
Madımak Katliamı'nın toplumsal hafızada canlı tutulması ve adalet talebinin sürdürülmesi yönündeki kararlılık bildirgede bir kez daha vurgulandı.
Aleviler Barış İstiyor, Anti Demokratik Yasalara Hayır Diyor
Bildirgenin bir diğer başlığını barış ve demokratik çözüm oluşturdu.
PSAKD, demokratik hak ve özgürlüklerin korunması, halk iradesine ve hukuka saygı gösterilmesi ile toplumsal sorunların demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi yönündeki yaklaşımını yineledi.
Ortak Mücadele Zeminlerini Büyüteceğiz
Danışma Kurulu, gelecek döneme ilişkin örgütsel yol haritasını da ele aldı.
PSAKD, siyasi mücadele ile örgütsel mücadeleyi birlikte büyütme hedefini ortaya koyarken, Alevi kurumları arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesinin yanı sıra sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve demokratik güçlerle ortak mücadele zeminlerinin geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Hacıbektaş’taki Danışma Kurulu’ndan çıkan sonuç bildirgesiyle PSAKD; eşit yurttaşlık, laiklik, bilimsel ve kamusal eğitim, emek ve sendikal haklar, demokratik özgürlükler, Madımak için adalet ve barış başlıklarını önümüzdeki dönemin temel mücadele alanları olarak ortaya koydu.
PSAKD 17. Dönem 5. Danışma Kurulu Sonuç Bildirgesi’nin tam metni şöyle:
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 17. Dönem 5. Danışma Kurulumuzda, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri, Alevilerin yaşadığı sorunları, emekçilerin ve gençlerin karşı karşıya bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunları, eğitim alanındaki gelişmeleri, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskıları, Madımak Katliamı sonrasında verilen adalet mücadelesini ve örgütümüzün önümüzdeki döneme ilişkin görevlerini değerlendirdik.
Danışma Kurulumuz, yaşanan bütün sorunların birbirinden bağımsız olmadığını; laiklikten eşit yurttaşlığa, emek mücadelesinden eğitim hakkına, demokratik siyasetten hukuk devletine kadar bütün alanlarda güçlü ve ortak bir demokrasi mücadelesine ihtiyaç olduğunu tespit etmiştir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde siyasi mücadelemizi ve örgütsel mücadelemizi birbirinden koparmadan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin tarihsel sorumluluğu doğrultusunda büyütme kararlılığındayız.
Alevilerin talebi ayrıcalık değil, eşit yurttaşlıktır.
Hiçbir inancın, kimliğin, mezhebin veya toplumsal kesimin diğerinden üstün olmadığı; herkesin inancını ve kimliğini özgürce yaşayabildiği demokratik bir hukuk düzenini savunuyoruz.
Laiklikten, demokratik hukuk devletinden ve eşit yurttaşlıktan vazgeçmeyeceğiz.
Gericiliğe, ırkçılığa, ayrımcılığa ve tekçi anlayışlara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Devlet inançları yönetemez, tarif edemez ve bir inancı diğerinden üstün tutamaz.
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kaldırılmasını savunuyoruz.
Aleviliğin ne olduğuna devlet karar veremez. Biz devletin Aleviliği tanımlamasını değil, Alevi inancını tanımasını istiyoruz.
Cemevlerinin ibadet mekânı olarak tanınmasını ve Alevilerin kendi inancını özgürce yaşamasını savunuyoruz.
Kayyum, butlan, hukuksuz gözaltı ve tutuklamalar üzerinden demokratik siyasetin ve örgütlenme hakkının sınırlandırılmasına karşı mücadeleye devam edeceğiz.
Seçilmişlerin ve halkın iradesinin hukuk güvencesi altında olduğu demokratik bir düzeni savunuyoruz.
Birimizin özgürlüğüne yönelik saldırının hepimizin özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunun bilinciyle hareket edeceğiz.
Yoksulluğun, işsizliğin, hayat pahalılığının, güvencesiz çalışmanın ve barınma sorununun toplumun geniş kesimlerini etkilediğini görüyoruz.
Öğrencilerin yurt, kira, ulaşım, beslenme ve eğitim giderleri nedeniyle eğitim hakkından mahrum kalmasına karşı çıkıyoruz.
Hakkını arayan öğretmenlerin, emekçilerin ve sendikacıların baskı altına alınmasına; sendikal örgütlenmenin ve hak arama mücadelesinin kriminalize edilmesine karşıyız.
Emekçilerin hakkını araması suç değildir.
Sendikal mücadele suç değildir.
Örgütlenmek suç değildir.
Çocuklarımızın geleceğini cemaat ve tarikatlara bırakmayacağız.
Eğitim; bilimsel, laik, kamusal, parasız ve nitelikli olmalıdır. Her çocuğun sağlıklı beslenmesi kamunun görevidir. Bu nedenle okullarda her çocuğa en az bir öğün yemek ve içilebilir su devlet tarafından sağlanmalıdır.
Okullar eğitim kurumudur; herhangi bir inancın veya dini yapının örgütlenme alanı değildir. Zorunlu din dersleri kaldırılmalı, eğitim bilimsel bir içerikle yeniden yapılandırılmalıdır.
Alevi çocukları başta olmak üzere bütün çocukların ayrımcılıktan uzak, özgür ve eşit bir eğitim hakkına sahip olması için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Madımak Katliamı’nın bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Hacıbektaş’ta başlatılan Madımak davasının yeniden ele alınması ve adalet talebinin toplumun bütün kesimlerine taşınmasına yönelik imza kampanyasını sahipleniyoruz.
Sivas’ı unutmayacağız, Madımak’ı unutturmayacağız.
Adalet mücadelesini sonuç alıncaya kadar sürdüreceğiz.
Toplumsal sorunların çözümünde şiddeti değil, demokratik siyaseti ve barışı savunuyoruz.
Barışın referansı geçmişin kirli ittifakları değil, aydınlık geleceğin birlikte kurulması olmalıdır.
Çözümün temel zemini; eşit yurttaşlık temelinde laik, demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesidir.
Laiklik, eşit yurttaşlık, demokrasi, adalet, özgürlük ve barış taleplerimizi toplumun bütün kesimleriyle buluşturacağız. Önümüzdeki dönemde siyasi mücadelemizi örgütsel gücümüzle birleştireceğiz.
Alevi kurumlarının; sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve demokratik güçlerle ortak mücadele zeminlerini geliştireceğiz.
Örgütümüzün her şubesini, her yöneticisini ve her üyesini bu mücadelenin aktif öznesi haline getireceğiz.
Çünkü biliyoruz ki;
Güçlü siyasi mücadele, güçlü örgütlülükle mümkündür. Güçlü örgütlülük ise ortak irade, ortak sorumluluk ve ortak mücadeleyle mümkündür.
Türkiye’nin ihtiyacı olan daha fazla baskı değil özgürlük; daha fazla ayrımcılık değil eşitlik; daha fazla gericilik değil laiklik; daha fazla kutuplaşma değil demokrasidir.
Bizler, Pir Sultan Abdal’ın mücadele geleneğinden aldığımız güçle;
Laiklik için,
Eşit yurttaşlık için,
Demokrasi için,
Adalet için,
Özgürlük için,
Barış için,
Birlikte yaşam için mücadeleyi büyüteceğiz.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi
Yorumlar (0)